Franchise kelimesinin Türçe’deki karşılığı imtiyaz demektir. Bu kelime aslen İngilizce bir kelimedir. Yani imtiyaz vermek anlamında da kullanılmaktadır. Bu durumda bu kelimenin geniş kapsamlı anlamı şöyle söylenebilir:doğrudan veya dolaylı bir malı ücreti ile franchisor’un ticari adını, markasını, know-how’ını, iş görme ve teknik yöntemlerini, sistemini ve diğer her türlü mülkiye haklarının kullanımını üstlenen taraf demektir.

Bu sistemde sözleşme ile ilişki başlar ve hak sahibine verilen para bedeli için kullanma izni almak ve bu haklardan yararlanmaktır. Franchising sisteminde en önemli avantaj marka kullanım hakkını verene sadece isim kullanmasını sağlamıyor aynı zamanda konu hakkında edindiği tecrübe ve birikimi de sözleşmenin karşı tarafındaki girişimciye sağlıyor. Böylece girişimci ürün yada hizmet hakkında hiçbir şey bilmese bile partnerinin bilgisinden faydalanmak şartıyla işlerini yürütebiliyor. Bu destegin satış ve ürün üzerindeki olumlu etkisi ise gerçekten işletmenin hayatını sürdürebilmesi için hayati önem taşıyor.

İlk olarak Amerika’da başlayan bu sistem kısa sürede tüm Dünya’ya yayılmayı başardı ve bugün Dünya’da tahminlere göre 10 binin üzerinde franchise iş modeli yada şirketi bulunuyor. Franchise sistemine ilk girişte verilen paraya da giriş bedeli denmektedir.